İçeriğe atla

2 dk okumaE TicaretReklamBütçeSahadan

E-ticaret reklam bütçesi neye göre belirlenir?

E-ticarette reklam bütçesi sabit bir rakam değil, kâr marjı ve dönüşüm oranından geriye doğru hesaplanan bir sonuç. Rakibin harcamasına bakarak bütçe belirlemek, en sık yapılan hata.

İB
İsmail Baytekin

Kurucu ve Yayın Yönetmeni

"E-ticaret için ne kadar reklam bütçesi ayırmalıyım" sorusuna tek bir rakamla cevap vermek mümkün değil, çünkü doğru bütçe sektöre değil, işletmenin kendi kâr yapısına bağlı. Aynı bütçeyle bir markanın kârlı büyümesi, bir başkasının zarar etmesi mümkün — fark reklamda değil, ürünün marjında.

Bütçeyi belirleyen asıl değişken: kabul edilebilir edinme maliyeti

Bütçe belirlemenin doğru sırası "ne kadar harcayayım" değil, "bir siparişi kazanmak için ne kadar ödeyebilirim" sorusuyla başlıyor. Bu rakam kabul edilebilir edinme maliyeti (hedef CPA) olarak adlandırılıyor ve üç girdiden çıkıyor:

  • Ortalama sepet tutarı — bir siparişte müşterinin ortalama ne harcadığı.
  • Kâr marjı — o siparişten, ürün maliyeti ve kargo/komisyon gibi kalemler düşüldükten sonra kalan pay.
  • Tekrar satın alma olasılığı — müşteri bir kez mi alıyor, yoksa markanın tekrar eden müşteri geliri var mı. Tekrar satın alma güçlüyse, ilk siparişte marjın altında bir edinme maliyeti bile uzun vadede kârlı olabiliyor.

Bu üçü netleşmeden belirlenen bir günlük bütçe, aslında bir tahmin değil bir şans oyunu oluyor.

Bütçeyi kanallara nasıl dağıtmalı

Kanallar aynı niyeti taşımıyor, bu yüzden aynı mantıkla değerlendirilemiyor:

  • Arama reklamları zaten bir ürünü aramış, satın almaya yakın kişiye ulaşıyor — tıklama maliyeti genelde daha yüksek ama dönüşüm ihtimali de yüksek.
  • Sosyal medya reklamları henüz aramayan, markayı ilk kez gören kişiye ulaşıyor — tıklama daha ucuz ama sepete kadar giden yol daha uzun, dönüşüm oranı daha düşük.
  • Pazaryeri reklamları (platformun kendi içindeki ürün reklamları) zaten o platformda alışveriş yapmaya karar vermiş kullanıcıya ulaşıyor — niyet yüksek ama rekabet ve komisyon da öyle.

Yeni başlayan bir hesap için tek kanala tüm bütçeyi vermek yerine, önce arama ve sosyal medyayı küçük bütçelerle paralel test edip hangisinin hedef edinme maliyetine daha yakın sonuç verdiğine bakmak, bütçeyi büyütmeden önceki en güvenli adım.

Sezonluk dönemlerde bütçe neden farklı davranır

Kampanya dönemlerinde (yıl sonu indirimleri, sektöre özel kampanya günleri) hem alışveriş niyeti hem de reklam rekabeti aynı anda yükseliyor. Bu iki etki birbirini götürüyor: daha çok kişi alışverişe hazır ama daha çok marka aynı kişiye ulaşmaya çalışıyor, bu yüzden tıklama maliyeti de artıyor. Sezonluk dönemde bütçeyi büyütmek doğru bir refleks, ama hedef edinme maliyetini de aynı oranda esnetmemek gerekiyor — aksi halde "çok satış oldu ama kâr çıkmadı" tablosuyla karşılaşılıyor.

En sık yapılan hata

Bütçeyi rakibin ne harcadığına ya da "yeterli görünen" bir günlük rakama göre belirlemek. Rakibin bütçesi kendi marjına göre kurulmuş, sizin ürününüzün marjıyla hiçbir ilgisi yok. Doğru sıralama tam tersi: önce kendi marjınızdan kabul edilebilir edinme maliyetini çıkarmak, sonra o maliyete ulaşıp ulaşmadığını küçük bütçeyle test etmek, ancak o zaman bütçeyi büyütmek.

Markalar ve ajanslar için ne anlama geliyor

Marka tarafında: "ne kadar harcamalıyım" sorusunu bütçeyle değil marjla başlatmak, kampanya başlamadan önce zarar riskini büyük ölçüde azaltıyor.

Ajans tarafında: müşteriden gelen "bütçeyi X yapalım" talebini doğrudan uygulamak yerine, önce hedef edinme maliyetini birlikte hesaplamak — kısa vadede daha yavaş bir başlangıç gibi görünse de, hesabın sürdürülebilir büyümesini kolaylaştıran adım bu.

Devamı